Ramazan a özel 13 sağlıklı beslenme tüyosu!

Ramazan’a özel 13 sağlıklı beslenme tüyosu!
06 Haziran 10:29 2018

Ramazan ayının güzelliklerinin sağlıklı yaşanabilmesi için sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Eğitim ve Uygulama Hastanesi Şef Diyetisyeni Banu Süzen, Ramazan ayında kilo kontrolünü sağlamanın ipuçlarını verdi.

Ramazan ayında tutulan orucun beden açısından sağlıklı bir şekilde tamamlanmasının, yeterli ve dengeli beslenme ile mümkün olacağının altını çizen Uzman Diyetisyen Banu Süzen, “Uzun süreli açlık, gün içinde öğün sayısının azalması ve sıvı tüketiminin bu dönemde azalması metabolizma hızının yavaşlamasına neden olurken, kilo kontrolünün sağlanamamasına da neden olabilmektedir. Özellikle zengin iftar sofraları uzun süren açlık sonrasında hızlı besin tüketimine neden olurken, atlanan en önemli öğün olan sahur metabolizmanın daha fazla yavaşlamasına neden olabilmektedir. Oruç ibadeti ile ruhumuzu ve bedenimizi manevi olarak arındırırken de sağlıklı beslenmek mümkündür.” ifadelerini kullandı.

‘Sahur, Ramazan ayının en önemli öğünü’

Normal bir günde ara öğünlerle birlikte 4-6 öğün şeklinde beslenmek gerektiğini hatırlatan Süzen, şunları kaydetti:

“Ramazan ayında 2 ana öğün ve 1 ara öğün besleniriz. Bu dönemde açlık, metabolizma hızında yavaşlama sağlayarak adaptasyonu sağlamakta ve beden kendini korumaktadır. Sağlıklı besin tercihleri yapılarak ve sıvı alımı sağlanarak oruç dönemi sağlıklı olarak tamamlanabilir.

Sahur, kahvaltı gibi Ramazan ayının en önemli öğünüdür. Eğer sahur atlanırsa normalden çok daha uzun bir açlık yaşanmasına neden olmaktadır. İftara kadar geçen sürede organizmanın depolarının çok daha hızlı tükenmesine ve kan şekerinin çok daha hızlı azalmasına neden olur. Bu durum günün verimli geçmemesine, halsizliğe yol açmaktadır.

Sahur öğününün atlanmasının tam tersi olarak aşırı besin tüketimi de, açlık kadar zarar vermektedir. Oruç döneminde kilo alımının en büyük nedeni aşırı yağlı ve kalori içeriği yüksek besinlerin tüketilmesi ile olmaktadır.

 

Su ve mineral kaybına dikkat!

Yemek kültürümüzün zenginliği uzun bir açlık sonrası iftar sofrasında iştah kontrolümüzü kaybetmemize neden olarak hızlı besin tüketimine yol açar. Tokluk hissinin oluşması yaklaşık 15-20 dakikada gerçekleşmektedir. Hızlı bir tüketim tokluk hissinin gecikmesine, buna bağlı olarak aşırı besin tüketimine neden olurken, kilo artışı ve sindirim sistemi sorunları da yaşanabilir.

Ramazan döneminde bir diğer önemli konu sıvı alımının tamamlanmamasıdır. Su yaşamımızın vazgeçilmez parçasıdır. Aşırı sıvı kaybının iftardan sahura kadar geçen sürede tamamlanamaması, su ve mineral kaybının fazla olmasına ve buna bağlı olarak halsizlik, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık sorunlarının yaşanmasına neden olabilir.”

Sağlıklı bir Ramazan için 13 öneri

Ramazan ayının güzelliklerinin sağlıklı yaşanabilmesi için sağlıklı ve dengeli beslenmenin sağlanması gerektiğinin altını çizen Uzman Diyetisyen Banu Süzen, önerilerini şöyle sıraladı:

Öğünler için en sağlıklı tercih sahur, iftar ve iftar sonrası 1 ara öğün alınmasıdır.

-Sahur öğünü atlanmamalı, çok ağır yemekler yerine kahvaltı gibi tüketilmeli,

Sahurda besin değeri yüksek hafif besinler olan süt, yoğurt, zeytin, ceviz, badem, peynir yumurta, tam buğday ekmeği, çorba, meyve, taze meyve suyu, az şekerli komposto ve hoşaflar tercih edilmeli,

Uzun bir açlık gününden sonra iftar öğünü yavaş ve 2 parçaya bölünerek yapılmalı,

İftariyelik olarak işlenmiş et ürünleri yerine ceviz, peynir, hurma, zeytin kullanılmalı,

 

Ev yapımı çorbalar ve az yağ kullanılarak hazırlanmış sebze yemekleri küçük porsiyonlarda alınarak iftar yemeğine başlanmalı,

Ana yemek iftariyeliklerin tüketiminden 15-20 dakika sonra yavaş yavaş yenmeli ve aşırı yağlı, ağır yemekler yerine haşlama, fırında veya ızgara yemekler tercih edilmeli,

Pilav, makarna ve rafine undan yapılmış ekmek yerine bulgur pilavı ve tam buğday unundan yapılmış pide ve ekmek tercih edilmeli,

Ana yemek sonrasında ağır şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyve tatlıları tüketilmeli,

Sindirim sisteminin uzun bir açlıkla sınanması, çoğu zaman kabızlık problemlerine neden olabilmektedir. Öğünlerde taze sebze tüketimi ve oruç tutulmayan zamanlarda sıvı alımının tamamlanması bu rahatsızlığın önlenmesini sağlayabilir.

Sıvı ihtiyacının tamamlanması için az şekerli komposto ve hoşaflar, çorba, cacık, ayran, maden suyu ve taze meyve suyu tercih edilmeli,

İftardan 1-1,5 saat sonra ara öğün tüketilmeli, besin tercihi olarak meyve, süt, yoğurt, ceviz, badem, fındık gibi atıştırmalıklar tercih edilmeli,

İftar sonrasında hafif egzersiz yapılması metabolizmanın daha sağlıklı çalışmasını sağlamaktadır.

Kronik hastalığı olanlar oruç tutmalı mı?

Bazı bireylerin oruç tutmasının sağlıkları için risk oluşturduğuna dikkat çekerek, hamile ve emzirenler, küçük çocuklar, uzun süre seyahat yapacak kişiler ile kronik hastalığı olanları uzun süre aç kalmamaları konusunda uyaran Süzen, kontrollerin ardından doktoru tarafından oruç tutmasında sakınca bulunmayan kronik hastalığa sahip bireylerin ise oruç tutmasını önerdi. Banu Süzen, “Bedenen ve ruhen arınmanın sağlanması, sağlıklı oruç tutulması için sağlıklı ve dengeli beslenirken yeterli fiziksel aktivite ve sıvı tüketimi olmalıdır” dedi.



Emoji İle Değerlendir

0 Mutfak Haber Emoji İnanılmaz

İnanılmaz

0 Mutfak Haber Emoji Muhteşem

Muhteşem

0 Mutfak Haber Emoji Beğendim

Beğendim

0 Mutfak Haber Emoji Beğenmedim

Beğenmedim

0 Mutfak Haber Emoji Üzüldüm

Üzüldüm


Yorumlar