SIX SENSES KAPLANKAYA EXECUTIVE CHEF ÖZGÜR BOZGURT İLE SORULAR VE CEVAPLAR

SIX SENSES KAPLANKAYA EXECUTIVE CHEF ÖZGÜR BOZGURT İLE SORULAR VE CEVAPLAR
12 Aralık 14:52 2022

 

SIX SENSES KAPLANKAYA EXECUTIVE CHEF ÖZGÜR BOZGURT İLE SORULAR VE CEVAPLAR

 

  1. Six Senses Kaplankaya’dan önce Vietnam, Çin, Güney Kore gibi birbirinden farklı ve zengin mutfakların olduğu ülkelerde çalıştınız. Bu kültürlerden malzeme, pişirme tekniği ve yemeğe bakış anlamında özellikle neleri öğrendiniz?

Herhangi bir yemeği orijinal yerinde tatmak size lezzetin de ötesinde farklı deneyimler sunar. Sevmediğinizi, hoşlanmadığınızı düşündüğünüz malzemeler ile hazırlanmış bir yemek  bile, farklı kültürler ve farklı yaşanmışlıklar ile sentezlenip önünüze nihai bir tabak olarak sunulduğunda bambaşka bir his yaşatabilir. Mutfak sanatı belirli malzemelerin bir araya getirilip belli işlemlerden geçirilip tabaklanmasından öte birşey, çok daha fazlası. Özellikle yerel malzemeler ve geleneksel yöntemlerle hazırlanmış yemekler dünyanın neresinde olursanız olun size kendinizi evinizde hissettirebilir. Yemeğin hem hazırlayan kişilerin hem  yüzyılların kadim bilgisi, sevgisi ve emeğiyle yapıldığının duygusu size geçer.


Ben de asırlar boyu farklı kültürlere ev sahipliği yapmış  topraklarımızın bilgeliği ile farklı dünya mutfaklarındaki deneyimlerimi buluşturup; hem gelenekseli yeniden yorumlamaya hem de yeni reçeteler oluşturarak  “sıradışı deneyimler” ile misafirlerimizin birçok duyusuna birden hitap etme vizyonuyla işimi aşkla yapıyorum.

  1. Bu mutfaklardan Türk mutfağına adapte ettiğiniz bir lezzet, tabak var mı? Bu deneyimden bugün de yararlanıyor musunuz?

Türk mutfağı, asırlarca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan bu topraklardan çıkmış olması sebebiyle oldukça zengin ve çeşitliliğe sahip bir mutfak. Ben de farklı ülkelerdeki deneyim ve gözlemlerimle geleneksel olarak tabir edebileceğimiz yemeklere yeni bir soluk getirmeyi misyon edindim.

Birkaç örnek vermek gerekirse; Vietnam mutfak kültüründe sıklıkla tercih edilen limon çubuğu sosunu yerel ve mevisiminde çıkan deniz balıklarımızla buluşturarak eşsiz bir lezzet elde ettik.

Yine aynı şekilde geleneksel mantımızı Sichuan biberi ile yeniden yorumladım. Bu ve bunun gibi 6 duyunuza hitap eden nice tabakları tatmak için Six Senses Kaplankaya’ya bekleriz.

 

  1. Sizi bugünkü şef yapan, unutamadığınız 5 yemek hangisiydi, nerelerde yemiştiniz ve neden özel buldunuz?

Japonya’da mütevazi bir restoranda yediğim sushi&sashimi, Bali’de yerel malzemelerle yapılan tamarin soslu barramundi balığı unutamadığım yemekler arasında. Her ikisinde de oldukça ileri yaştaki şeflerin üstün performansları bu işi yapanlara kelimelerle tarif edemeyeceğim bir yakınlık ve saygı duymamı sağladı.

Kuşkusuz yenilen yemeğin lezzeti kadar, sunum şekli, ambiyans, hatta yemeği kimle yediğiniz bile insanda farklı ve derin izler bırakabiliyor. Saigonda görme engelli garsonların görev aldığı, değil önünüze gelen yemeği masadaki çatalı kaşığı dahi göremediğiniz, her tadışta ”aaa bu şey değil miydi acaba?” şeklinde akıl oyunları ile değişik tatlardan oluşan bir lezzet şöleni yemek kültürüne farklı perspektiflerden bakmam konusunda ufkumu genişletti diyebilirim.

 

Benzer şekilde Çin’in Chengdu bölgesinde, bambu ağaçları ve çay bahçeleri arasında bir patikadan güçlükle ilerleyerek yaptığınız uzun bir yolculuk sonrası küçük bir köyde verilen molada oldukça yaşlı bir teyzenin geleneksel yöntemlerle odun ateşinde yaptığı yemek beni çok etkilemişti. Burada hem yemeğe ulaşmak için verilen zorlu çaba insanda bir ödül duygusu yaratırken hem de yediğiniz yemeğin ne yazık ki gelecek nesillere aktarılamayacak kadim bir kültürel miras olduğu düşüncesi insanı sarıyor. Sadece lezzetli bir yemek yemekle kalmıyor, her lokmanızın ne kadar değerli olduğunun bilinciyle kendinizi zaman yolculuğu yapıyor gibi özel  hissediyorsunuz.

Son olarak da(aslında önem sıralamasında ilkJ) annemin yaptığı her yemek. Dünyanın neresinde, hangi koşul ve malzemeler ile olursa olsun; en güzel yemeği her zaman anneler yapar diyebilirim.

 

  1. Sizin şef olma hikâyeniz nasıl başladı, bu mesleğe nasıl karar verdiniz?

Daha mesleğin ne anlama geldiğin bilmeden, çoçuk yaşımda bu mesleğin cazibesine kapılanlardanım. Farklı ülkelerde, büyüleyici kültürlerin yetiştirdiği sanatçılarla kendimi geliştirerek 21. Yılımı dolduruyorum. Şimdi Six Senses Kaplankaya ailesinin bir parçası olduğum için çok mutluyum.

  1. Six Senses Kaplankaya’ya ve Meze by the Sea’ye gelecek misafirlerinizi 2022 yazında nasıl bir menü bekliyor? Tabakları oluştururken nelerden yola çıktınız ve ilham aldınız? Gelenlerin menüden mutlaka neyi denemelerini önerirsiniz?

Orhan Veli Kanık üstadın Deniz kızı şiirini bilmeyen yoktur. “Denizden yeni mi çıkmıştı neydi” güzellemesi ile başlar. Aynı bu şiirde olduğu gibi, adeta tabaklarımızdan deniz kokusunu alabilmeleri için misafirlerimize herşeyin en taze ve denizden yeni çıkmışını sunmayı misyon edindik.

 


Bu bağlamda Six Senses marka dna’sının olmazsa olmazlarından olan “yerel hassasiyet global duyarlılık” prensibini Meze by the Sea restorantımıza da en güzel şekilde uyarladığımızı düşünüyorum. Elbetteki bu mutfak ekibinin olduğu gibi tedarik süreçlerinin ve takibinin de içinde olduğu titiz bir ekip çalışmasının sonucunda gerçekleşiyor. Sunduğumuz her tabak bizim için ayrı bir değerde olmakla birlikte, misafirlerimize “Simit Levrek” ve “Bozburun ahtapotu”nu mutlaka denemelerini öneririm.
 

  1. Tarladan sofraya, lokal mutfak, mevsiminde yemek ve sıfır atık konseptleri, günümüzün mutfak trendleri ve sizin de inandığınız değerler. Bu değerler size göre bir mutfak için ne derece önemli?

Aslında tüm bu konseptler günün sonunda sürdürülebilirlik konusuna geliyor. İnsanoğlu ne yazık ki yüzyıllardır süre gelen dengeyi  tam anlamında koruyamadı. Bu bağlamda sürdürülebilirliği; bugün sahip olduğumuz (ki sahip olmak terimi yerine birlikte olduğumuz, birlikte yaşadığımız demeyi daha uygun buluyorum) değerleri, gelecek nesillere de eksiksiz aktarabilmek ve hatta üzerine  katma değer ekleyebilmek için hem bireysel hem de kurumsal bir sosyal sorumluluk projesi olarak görüyorum.

Bu bağlamda Six Senses Kaplankaya’da topraktan çatala felsefesiyle yerel olarak mevsiminde yetişen doğal malzemeleri kullanmak önceliğimiz. Bu şekilde hem yerel halkı destekleyerek bölge ekonomisi ve sürdürülebilirliğe katkıda bulunuyor hem de misafirlerimize dünyanın hiçbir yerinde deneyimleyemeyecekleri eşsiz ve unutulmaz bir anılar yaşatmış oluyoruz. Misafirlerimiz  ilk öğünlerinden itibaren farklı restorantlarımızda en sade ve taze, moda tabiriyle “gerçek gıda”ya erişerek holistik bir iyi olma halini deneyimleme şansını farklı  yakalıyor.

Bizde yemek, damak tadı yanında bir deneyim; özellikle de meyhane kültürünü düşününce. Siz bu konuda ne düşünürsünüz? Türk, özellikle de Ege mutfağında, size göre dünya çapında öne çıkarılması gereken yemekler ve ürünler nelerdir?

Ne yazık ki dünyada Türk mutfağı deyince hala akla, kebap, döner, baklava üçlüsü geliyor. Halbuki Türk mutfağı ana yemekler dışında; meze ve yan ürünleriyle de oldukça geniş seçenek yelpazesine sahip bir mutfak. Fabrikasyona ya da kolay yola kaçmadan bu çeşitliliği dünyaya tanıtmak gerekir diye düşünüyorum. Tek tek saymaya kalkarsak liste oldukça uzun, ancak makro bir şekilde ifade etmek gerekirse zeytinyağlı yemeklerimiz, peynir ürünlerimiz,  vegan&vejeteryan tabaklarımız oldukça iddialı olduğu halde yeterli üne kavuşmamış değerlerimiz arasında. Ayrıca genç şeflerin ve sıradışı yeteneklerin inovatif ve kreatif bakış açılarıyla mutfak kültürümüze getirdiği yeni soluklar mutlaka dikkate alınmalı kanaatindeyim.

 

 ESQUİRE

 

  Etiketler


Emoji İle Değerlendir

1 Mutfak Haber Emoji İnanılmaz

İnanılmaz

1 Mutfak Haber Emoji Muhteşem

Muhteşem

0 Mutfak Haber Emoji Beğendim

Beğendim

0 Mutfak Haber Emoji Beğenmedim

Beğenmedim

0 Mutfak Haber Emoji Üzüldüm

Üzüldüm


Yorumlar