Vedat Milör den Türk restoranlarına ağır eleştiri: Okul yemekhanesi...
Vedat Milör'ün ailesiyle birlikte Fransa'nın Tours adlı kentinde olduğunu uazan Sipahi, ''Akşamları üç ayrı lokantaya gitmişler. Öğlenleri ise kaldıkları evin bahçesinde yandaki fırından aldıkları ‘quiche’, pizza, artizanal baget içinde farklı sandviçler, tartlardan yemişler. Öğlenleri 15 Euro’ya mal olmuş. Akşamlarıysa giriş yemeği, ana yemek, tatlı ve içecekler dahil, aşağı yukarı 100 Euro... Yani kişi başı 35 Euro.'' diye yazdıç
Deniz Sipahi, Vedat Milör'ün Türkiye restonarları ile ilgili şu değerlendirmesine yer verdi:
''FİYAT-KALİTE İLİŞKSİ YOK GİBİ''
“Yediğim her şey ya iyi ya çok iyi ya da mükemmeldi. Bu lokantaların hiçbiri lüks değildi ama hepsi zevkli döşenmişti. Ambiyans güzeldi. Hiçbir lokantada televizyon bulunmuyordu. Servis hep düzgündü. Peki biz niye böyleyiz? Fransızlardan daha mı zenginiz? Şaka bir yana, bana göre sorunun iki boyutu var. Birincisi, ülkemizde kalite ile fiyat ilişkisi yok gibi. ‘Fine dining’ denen olay bir, zorlarsan bir buçuk lokanta dışında yok. Ama en azından ‘fine dining’e soyunan, İstanbul iş çevrelerinin sık sık ziyaret ettiği lokantalarda düzgün seramik tabaklar, oldukça iyi çatal-bıçak, bardak, masa örtüsü ve peçete bulunuyor. Servis de genelde iyi. Ama ya bu lokantalar ile aşağı yukarı aynı fiyatta olan balıkçı, sosyetik kebapçı ve ‘modern’ meyhanelere ne demeli?
''OKUL YEMEKHANESİ HAVASINDALAR''
Yemek kalitesini bir kenara bırakalım. Ambiyanstan başlayalım. Genelde restoran değil, okul yemekhanesi havasındalar. Masalar birbirine yakın. İskemleler rahatsız. Hiçbir estetik kaygı olmadan dekore edilmiş 300 kişilik aşevleri. Tüm mahalleye iftar yemeği vermek için uygun ama restoran için uygun değil. Ya o çatal-bıçak ve tabaklar? Bizim Burgazada’nın pazarı cuma günleri. Açıkçası bizde adam başı en az 200 TL’ye çıkılan birçok lokantanın müşterilerine layık gördüğü kalite o pazarda bulacağınız tabaklarla aynı düzeyde.”
Emoji İle Değerlendir
İnanılmaz
Muhteşem
Beğendim
Beğenmedim


